Artrit, Artroz ve Osteokondroz: Ağrınız Nereden Geliyor?

Türkiye'de eklem ağrısı için sıkça "romatizma", "kireç" ya da "bel fıtığı" denir ve bu kelimeler çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır. Oysa iltihaplı artrit, yıpranmaya bağlı kireçlenme ve omurgadaki disk değişiklikleri farklı hastalıklardır; teşhisleri de tedavileri de farklıdır. Bu yazıda üçünü birbirinden ayıran ipuçlarını, hangi uzmana gidilmesi gerektiğini, istenebilecek tetkikleri ve rejeneratif enjeksiyonların artritte nerede yer aldığını anlatıyoruz.

Üç farklı ağrı, üç farklı mekanizma

Artrit, eklemde iltihap anlamına gelir. Romatoid artrit, psoriatik artrit ya da gut gibi hastalıklarda bağışıklık sistemi veya kristal birikimi eklemin iç zarını tahriş eder. Eklem şişer, ısınır, bazen kızarır ve ağrı dinlenirken de sürer.

Artroz ya da osteoartrit, halk arasındaki adıyla kireçlenme, iltihaptan çok yıpranmayla ilişkilidir. Kıkırdak zamanla incelir, kemik kenarlarında çıkıntılar oluşur. Ağrı çoğunlukla yüklenmeyle artar, dinlenince azalır.

Osteokondroz ise Türkiye'de pek kullanılmayan, daha çok Doğu Avrupa'da yaygın bir terimdir. Omurgadaki disklerin ve omurların yaşa bağlı dejenerasyonunu anlatır; bizde bu tablo genellikle bel ya da boyun fıtığı, disk dejenerasyonu veya spondiloz olarak adlandırılır. Omurgadan kaynaklanan ağrı bazen kalçaya, dize ya da omuza yansır ve eklem sorunuyla karıştırılır.

Bu üç tablo aynı kişide birlikte de bulunabilir. Örneğin dizinde kireçlenme olan birinin belinde de disk sorunu olabilir. Bu yüzden ağrının kaynağını tek bir belirtiye bakarak değil, bütün tabloyu değerlendiren bir muayeneyle anlamak gerekir.

Doktora gitmeden önce ağrının ne zaman başladığını, sabah mı akşam mı arttığını, hangi eklemlerde olduğunu ve şişlik ya da ateş eşlik edip etmediğini not etmek teşhisi hızlandırır. Bu basit bilgiler, hangi uzmana yönlendirileceğinizi belirlemede çoğu zaman kan tahlili kadar yol göstericidir.

İltihaplı artriti düşündüren işaretler

Bazı belirtiler iltihaplı bir sürece işaret eder ve romatoloji muayenesini gerektirir. Bunlar gözden kaçırılmamalıdır, çünkü erken başlanan tedavi eklemin kalıcı hasar görmesini önlemeye yardımcı olabilir.

  • Sabah tutukluğunun yarım saatten, hatta bir saatten uzun sürmesi
  • El ve ayak parmakları gibi küçük eklemlerde, iki tarafta simetrik şişlik
  • Eklemin sıcak, kızarık ve dokununca hassas olması
  • Halsizlik, hafif ateş, kilo kaybı gibi genel belirtiler
  • Ağrının hareketle azalması, dinlenince artması

Gut atağı ise genellikle ayak başparmağında gece başlayan, çok şiddetli ağrı ve kızarıklıkla kendini gösterir. Ailede sedef hastalığı, romatizmal hastalık ya da bağırsak iltihabı varsa bu da doktora söylenmesi gereken bir bilgidir.

İltihaplı artritte kan tahlilleri önemli yer tutar. Sedimantasyon ve CRP iltihabın düzeyini, romatoid faktör ve anti-CCP romatoid artriti, ürik asit ise gutu değerlendirmeye yardımcı olur. Eklemden sıvı alınıp incelenmesi de gerekebilir. Sonuçları yorumlamak ve tedaviyi planlamak romatoloji uzmanının işidir.

Romatolojik hastalıklar çoğunlukla uzun süreli takip gerektirir. İlaç tedavisine ek olarak düzenli egzersiz, sigarayı bırakmak ve kiloyu kontrol altında tutmak da hastalığın seyrini olumlu etkileyebilir. Tedaviyi kendi başınıza bırakmak ya da değiştirmek ise alevlenmelere yol açabilir.

Kireçlenme ağrısı nasıl davranır?

Kireçlenme ağrısı genellikle yavaş başlar ve yıllar içinde artar. Kişi önce uzun yürüyüşten, merdivenden ya da ağır bir işten sonra dizinde veya kalçasında sızı hisseder. Sabah tutukluğu vardır ama kısa sürer, çoğunlukla yarım saatten azdır. Uzun oturduktan sonra ilk adımlar zor gelir, sonra eklem "ısınır".

Kireçlenmenin sık görüldüğü yerler diz, kalça, el parmaklarının uç eklemleri ve ayak başparmağıdır. Eklemde çıtırtı, hareket açıklığında azalma ve zamanla şekil değişikliği görülebilir. Bazen kireçlenmiş bir eklemde de iltihap alevlenir ve şişlik olur; bu da artritle ayırt etmeyi zorlaştırır.

Teşhiste en önemli araç ayakta çekilen röntgendir. Eklem aralığındaki daralma, kemik çıkıntıları ve kemikteki sertleşme evreyi gösterir. Menisküs veya kıkırdak hakkında daha fazla bilgi gerektiğinde MR istenir. Kan tahlilleri kireçlenmede genellikle normaldir ve daha çok iltihaplı hastalıkları dışlamak için yapılır.

Tedavinin temeli egzersiz, kilo kontrolü, fizik tedavi ve gerektiğinde ilaç ya da eklem içi enjeksiyondur. Kireçlenme için genellikle ortopedi ya da fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanına başvurulur.

Kireçlenmenin ilerleme hızı kişiden kişiye çok farklıdır. Bazı insanlarda yıllarca hafif seyrederken bazılarında daha hızlı ilerler. Kas gücü, kilo, eski yaralanmalar ve günlük iş yükü bu farkta önemli rol oynar; bu yüzden erken dönemde alınan önlemler uzun vadede değerlidir.

Omurga kaynaklı ağrı ve yansıyan şikâyetler

Belden ya da boyundan kaynaklanan ağrı her zaman olduğu yerde hissedilmez. Bel fıtığı veya omurgadaki dejeneratif değişiklikler bir siniri sıkıştırdığında ağrı kalçaya, bacağın arkasına ve bazen dize kadar yayılabilir. Boyundaki sorunlar ise omuz ve kola vurabilir. Bu durumda kişi sorunun eklemde olduğunu düşünebilir.

Omurga kaynaklı ağrıyı düşündüren işaretler şunlardır:
• ağrının bacağın ya da kolun bir hattı boyunca yayılması
• uyuşma, karıncalanma veya güç kaybı
• öne eğilmek, öksürmek ya da hapşırmakla artan ağrı
• eklemin kendisine bastırınca belirgin hassasiyet olmaması

Bu tabloda genellikle beyin ve sinir cerrahisi, nöroloji ya da fiziksel tıp uzmanı değerlendirme yapar ve omurga MR'ı istenir. İdrar veya dışkı kaçırma, iki bacakta birden güçsüzlük gibi belirtiler acil durumdur ve hemen hastaneye başvurmayı gerektirir.

Şunu da belirtmek gerekir: Moskova'daki City Medical Centre'ın eklem sayfalarında omurga hastalıkları tedavi edilen durumlar arasında sayılmıyor. Bel ve boyun sorunları için yerel uzmanınızla ilerlemek en doğrusudur.

Omurga kaynaklı ağrıların önemli bir kısmı zamanla ve doğru egzersizlerle hafifler. Uzun süre aynı pozisyonda oturmamak, masa ve ekran yüksekliğini ayarlamak ve karın ile sırt kaslarını güçlendirmek günlük hayatta atılabilecek basit ama etkili adımlardır.

Hangi doktor, hangi tetkik ve enjeksiyonların yeri

Özetle: iltihap belirtileri öndeyse romatoloji, yüklenmeyle artan diz ya da kalça ağrısında ortopedi veya fiziksel tıp, bacağa ya da kola yayılan ağrı ve uyuşmada ise nöroloji veya omurga uzmanı ilk adres olabilir. Aile hekimi de ilk değerlendirmeyi yapıp sizi doğru uzmana yönlendirebilir.

Rejeneratif enjeksiyonlar, yani hastanın kendi kanından hazırlanan PRP ve yağ dokusundan elde edilen SVF, artritte ancak belirli bir yerde durur. City Medical Centre, İzmir'den gelen hastalar için artrit tedavisini anlatan sayfasında bu yöntemlerin sistemik bir hastalıkta romatoloğun tedavisinin yerini tutmadığını, aktif eklem enfeksiyonunda ya da şiddetli alevlenme sırasında uygulanmadığını vurguluyor. Diz, kalça, omuz ve diğer eklemlerde uygulanan genel yaklaşım ise Bursa'dan başvuranlara yönelik eklem tedavisi sayfasında anlatılıyor.

Muayeneye giderken daha önce yapılmış kan tahlillerini, röntgen ve MR görüntülerini ve kullandığınız ilaçların listesini yanınızda götürün. Bu, tetkiklerin gereksiz yere tekrarlanmasını önler ve doktorun tabloyu daha hızlı görmesini sağlar.

Kanser, gebelik ve emzirme, pıhtılaşma bozuklukları, akut enfeksiyonlar ve ağır kalp, böbrek ya da karaciğer hastalıkları bu işlemlere engeldir. İlk konsültasyon ve görüntülerin incelenmesi ücretsizdir, çevrim içi de yapılabilir. Ancak her durumda önce doğru teşhis gelir; tedavi seçimi bu teşhise göre bir doktorla birlikte yapılmalıdır.